03423220016
trendefr
Sosyal Medya Hesaplarımız

Medikal Cihazlar Sektör Raporu

hastane ekipmanlari 2 Medikal Cihazlar Sektör Raporu

Tıbbi cihaz

Medikal Cihazlar Sektör Raporu

 

Sektörün Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Tıbbi cihaz sektörü oldukça geniş bir ürün yelpazesi ve teknolojiyi ihtiva eder. Tıbbi Cihaz sektöründe 11.000 in üzerinde farklı ürün ve birçok farklı teknolojiden bahsetmek durumundayız. Geleneksel ürünler olan bandaj ve enjektörlerden, biyoinformatik, nanoteknoloji ve hücre mühendisliğini de kapsayan çok geniş ürün yelpazesine sahiptir. Dolayısıyla bu ürünlere yönelik teknolojileri de ihtiva etmektedir.

 

Bu ürünler tıp doktorları, diğer sağlık profesyonelleri ve hastalar tarafından hastaneler, sağlık üniteleri ve evlerde kullanılmak üzere tasarlanır ve üretilirler.

 

Aşağıda tıbbi cihazlar için bazı örnekler verilmiştir

 

      Tablo 3. Tıbbi Cihazlara bazı örnekler
·   Anestezi makineleri ve monitörleri ·   Tıbbi tanı görüntüleme   ekipmanı ·      Tıbbi tanı kit ve testleri
·   Apne Monitörleri ·   Diyalizörler ·      Diyaliz makineleri
·   Protez gözler ·   Elektrokoterler ·      Enteral beslenme sistemi
·   Protez uzuvlar ·   Endoskoplar ·      Engelli ekipmanı
·   Kan transfüzyon ve filtrasyon cihazları ·   Cerahi eldivenler ·      Hidrosefali şöntleri
·   Göğüs implantları ·   Fetal monitörler ·      Hasta pedleri
·   Kardiak monitörler ·   İşitme cihazları ·      İnfüzyon pompa ve setleri
·   Kardiopulmonar bypass cihazları ·   Kalp kapakları ·      İdrar sondaları
·   Klinik termometreler ·   Hasta yatakları ·      Damariçi kateter ve kanüller
·   Kondomlar ·   Ameliyat masaları ·      Laboratuar donanımı
·   Kontakt lensler ·   X-Ray görüntüleme cihazları ·      Böbrek taşı kırma cihazı
·   Bilgisayarlı Tomografi Cihazı ·   Pacemaker cihazı ·      Tıbbi laserler
·   Defibrilatörler ·   Fizyoterapi donanımı ·      Tıbbi tekstil
·   Dişçilik ekipmanı ·   Ortopedik ayakkabılar ·      Ortopedik implantlar
·   Radyoterapi cihazları ·   Bistüriler ·      Özel oturma destekleri
·   Elektroşok cihazı ·   Stentler ·      Cerrahi aspiratörler
·   Cerrahi iplikler ·   Enjektör ve iğneler ·      Cerrahi el aletleri
·   Klipler ve zımbalar ·   Ultrason cihazları ·      Solunum destek cihazları
·   Yürümeye yardımcı araçlar ·   Tekerlekli sandalyeler ·      Magnetik rezonans cihazı
·   Kemik çimentoları ·   Greftler ·      Korse ve Varis çorapları

 

Tıbbi cihaz sektörü ilaç sektörü ile birlikte sağlık sektörünün en önemli ve anahtar bileşenlerinden biridir. Tıbbi cihazlar sağlık hizmetlerinin sunumunda, tanı ve tedavinin her aşamasında gittikçe daha büyük ölçüde kullanılmakta ve kullanım oranı sürekli de artarak devam etmektedir.

 

Tıp teknolojisinin baş döndürücü gelişmesi ile birlikte sağlığın dramatik finansman boyutu, tüm dünyada sağlık meselesinin en dikkat çekici öğesidir. Bilgi toplumunda teknolojinin baskın unsur olması nedeniyle, çalışacak ve dolayısıyla prim ödeyebilecek insan sayısının artmaması öngörülmektedir. Toplumda prim ödeyecek sigortalı insan sayısı yeterli kadar fazla değilken, devletin küçülmesi strateji olarak benimsenmişken, sağlık hizmetlerinin pahalı altyapısının finansmanı temel sorundur. ABD’de 1975’li yıllarda sağlık hizmetleri için kullanılan para 25 milyar USD iken bugün bu rakam, 40 kattan fazla artarak, 1 trilyonun üzerine çıkmıştır. Keza ülkemizde sağlık harcamaları son 6 yıl içerisinde 120 kat artmıştır.

 

Buna bağlı olarak Dünya Tıbbi Cihaz pazarının değeri 2003 yılı itibarıyla 220 Milyar ABD Doları – 184 Milyar EURO olup bir önceki yıla göre % 16 gibi bir oranda artış göstermiştir.

 

Tablo 1. Dünya Tıbbi Cihaz Pazarı
Standard & Poor’s Eucomed
2003: 220 Milyar $

2002: 190 Milyar $

2003: 184 Milyar €

2002: 184 Milyar €

Kaynak: Eucomed (2003; 2004), Standard & Poor’s (2004).

 

Dünya tıbbi cihaz pazarının % 43’ü ABD’nin, %30’u Avrupa Birliğinin, %11’ i Japonya’nın elinde bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda buna ilişkin harcama ve yüzdeleri verilmiştir.

 

Tablo 2. Pazar payı oranları
  EUCOMED DATA MONITOR
  Harcama

Milyar

Pazar payı

%

Harcama

Milyar

Pazar payı

%

AVRUPA 55 30 63 34
ABD 79 43 71 38
JAPONYA 20 11 25 13
DİĞER ÜLKELER 30 16 26 14
DÜNYA 184 100 186 100

 

Kaynak: EUCOMED 2003, Datamonitor 2003a

 

Avrupa ülkeleri sağlık için ortalama Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) % 7.8’ini harcamaktadır.    (EU-15 te %8.3, yeni üye ülkelerde %6.6)  Bu oran Amerika Birleşik Devletlerinde %13.9, Japonya’da %7.6 dır. Toplam sağlık harcamaları (tıbbi cihazlar+ilaçlar+hizmetler) içerisinde tıbbi cihazlar ortalama %6.2 (Avrupa’da) gibi bir paya sahiptir.

 

Ülkemiz Tıbbi Cihaz Sektörüne ilişkin daha önceden yapılmış bir Pazar araştırması bulunmamaktadır. Bu raporda verilen rakamsal büyüklükler de birçok farklı kaynaktan derlenmiştir.

Tıbbi cihazlara ait GTİP pozisyon numaraları birçok farklı ürün ile birlikte kullanılmaktadır. En çok ürünü ihtiva eden 90.18 faslında optik ürünler ve ölçü aletleri de yer almakta, 30, 39, 40, 48’ li fasıllarda da birçok tıbbi cihaz yer almaktadır. Bu nedenlerle ithalat ve ihracat rakamlarına ilişkin veriler sağlıklı olarak hesaplanamamaktadır.

 

Tıbbi cihazlar, cihazların sarfları ve ilaçların, yani üç ayrı kaynaktan yapılan alımların muhasebeleştirme aşamasında tek kalem altında kayıt altında tutulması sebebiyle sektörümüzün hacim bakımından takibini güçleştirmiştir. Ancak 2002 yılından itibaren kayıtların ayrıntılı tutulmaya başlanmasıyla birlikte bu üç ayrı kaynağın takibi yapılmaya başlanmıştır.<!–more–>

 

Sayıştay’ın Mart 2005 yılında yayınladığı performans raporuna göre 2002 yılında tıbbi cihaz alımları için yapılan harcamanın toplamı 27 trilyon TL, tıbbi malzeme alımları için yapılan harcamanın toplamı 383 trilyon TL ve tıbbi cihaz onarımı için yapılan harcamanın toplamı 20 trilyon TL olarak açıklanmıştır. Türkiye de toplam sağlık harcamalarının %71,4 ‘ü kamu tarafından ödenmektedir. (OECD Health Data 2007)

 

Yukarıda da izah edildiği gibi, bugüne değin sektörümüze ilişkin sağlıklı bir veri tabanı ve envanter bulunmadığından farklı kesimlerden farklı veriler alınabilmektedir.

 

Ülkemiz sağlık hizmet sunucuları ve sağlık profesyonelleri gelişen tanı ve tedavi teknikleri ile ilgili teknolojiyi yakından takip etmekte ve dünya ile eş zamanlı olarak kullanabilmektedirler. Bu nedenle toplam sağlık harcamaları ile birlikte tıbbi cihaza yapılan harcamaları hesaplanırken Avrupa ortalaması oranlar esas alınmıştır.

 

2006 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre;

 

  

Türkiye Yıl Ortası Nüfusu                                     72.900.000 Kişi           

Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)                  399.673.000.000 ABD $ 

Fert Başına Düşen Milli Gelir                                    5.477 ABD $

olarak alınmış,

Toplam Sağlık Harcaması                           31.174.494.000 ABD $

Fert Başına Düşen Sağlık Harcaması                           427 ABD $

Toplam Tıbbi Cihaz Harcaması                    1.907.047.584 ABD $     

(Satın Alma Gücü Paritesine Göre Yaklaşık    3 Milyar ABD $ )                           

Fert Başın Düşen Tıbbi Cihaz Harcaması                    26,48 ABD $         

(Satın Alma Gücü Paritesine Göre Yaklaşık    41 ABD $ )

olarak hesaplanmıştır.

 

Tıbbi cihazdaki dışa bağımlılık oranı yüzde 85’dir. Yerli üretim sadece  yüzde 15’te kalmaktadır.  Alet ve sarf malzemeleri üreten yerli firmalar mevcut olmasına karşın, birçoğu yabancı büyük firmalarla rekabet edebilecek nitelikte değildir. Dünya’da ise ileri teknoloji ürünü tıbbi cihazlar, dünyada sınırlı sayıda firma tarafından üretilmektedir. Bu cihazları üreten firmalar aynı zamanda bilgisayar, elektronik ve diğer alanlarda da üretim yaptıklarından, Ar-Ge’ye yeterli kaynak ayırabilmektedirler. Dolayısıyla maliyetler düşmekte ve geliştirdikleri bir teknolojiyi tıbbi cihazlara da uygulayabilmektedirler. Üretici firmalar, sayıları az olduğundan, pazar koşullarını rahatlıkla istedikleri gibi yönlendirebilmektedirler. Tekelleşmiş büyük firmalar, innovasyon yapan küçük firmaları ilk fırsatta satın alarak ele geçirmekte ve bu yolla rekabeti azaltmaktadırlar.

Dış Ticaret Müsteşarlığı 2006 yılı verilerine göre, tıbbi cihaz malzemeleri sektöründe1 milyar 377 milyon 078 bin 682 dolar tutarında ithalat yapıldığı görülmektedir. İthalatı yüksek katma değerli ileri teknoloji ürünlerini kapsamakta olan bu cihazların yıllık yedek parça ihtiyacı 100 milyon dolara ulaşmaktadır. Ayrıca ülkeye ikinci ve üçüncü elden cihazlar da girmektedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 14 civarındadır. Türkiye bu alanda dışa bağımlıdır ve uygulanan sanayi politikaları ve ekonomik programlar bu bağımlılığı pekiştirmektedir. İlaç ve medikal ürün pazarında 2006 yılında ithalatımız 6 milyar dolara dış ticaret açığımız da 5.5 milyar dolara yaklaşmıştır. Her yıl artan dış ticaret açığımız ve cari açığımızda ilaç/medikal ürün ticaret dengemizin önemli boyutlarda bozulmasını başlatan faktörlerden biridir.

 

Tıbbi cihaz üretimi hangi alanlardadır?

 

Ülkemiz tıbbi cihaz, alet ve malzemelerin üretimi konusunda halen çok yetersiz ve  teknolojik olarak önemli ölçüde dışa bağımlıdır. Ülkemizde genelde konvansiyonel cihazlar üretilmekte olup ileri teknoloji ve bilgi gerektiren katma değeri yüksek ürünler ithal edilmektedir.

 

Ülkemizde üretilen cihazlar şu şekilde sıralanabilir: Taş kırma cihazı, ameliyat masaları, ameliyat lambaları, anestezi cihazları, hasta başı monitörleri, elektrokoter, jinekolojik masalar, cerrahi aspiratörler, oksijen verme cihazları, röntgen cihaz ve aksesuarları; etilen oksit, buhar ve  kuru hava sterilizatörleri, kan alma koltukları, tıbbi  gaz sistemleri, santrifüj, karıştırıcılar, hasta yatakları, sedyeler, dişçi fotöy ve ünitleri, hastane bilgi sistemleri (donanım ve yazılımlar), cerrahi aletler.

 

Üretilen sarf ürünleri ise; kalp ve damar cerrahisinde kullanılan malzemeler (tubing set, kardiyopleji setleri ve kanülleri, drenaj), intraket, stent, kateter ve sondalar, kan basıncı transdüseri, i.v. set, kan ve kan ürünleri alma-verme setleri, kan torbaları, enjektörler, ameliyat ve muayene eldivenleri, ameliyat iplikleri, örtüleri ve kat-güt, gazlı bez ve pamuk, ortopedik protezler ve onarım malzemeleri, röntgen banyo solüsyonları, dişçilik onarım malzemeleridir.

 

Tıbbi cihaz üretimi Elektronik, metal işleme, plastik, kimya, tekstil, bilgisayar yazılımı v.b. gibi çok farklı teknolojileri ihtiva etmesi nedeniyle ulusal veriler hesaplanırken büyük bir bölümü ilgili sektörler içinde değerlendirilmektedir.

 

TOBB Sanayi Veritabanına kayıtlı 540 üretici firma bulunmaktadır. Bu firmaların tamamı Sağlık Bakanlığınca yayınlanan Tıbbi Cihaz Yönetmelikleri kapsamında bulunan ürünlerin imalatını yapmaktadır. Bu üreticilerin TOBB Sanayi Veri Tabanındaki dağılımları ve sağladıkları istihdam sayıları Tablo – 3 ‘ te verilmiştir.

 

Tablo – 3 Tıbbi Cihaz Üreticileri
ÜRETİM KONUSU ÜRETİCİ FİRMA

SAYISI

ÇALIŞAN

SAYISI

SAĞLIK ARAÇLARI (Ameliyat masaları, Anestezi Cihazları, Tıbbi Monitörler, Sterilizasyon Cihazları, X-Ray Cihazları, Cerrahi El Aletleri v.b.)  

366

 

13.016

LABORATUAR REAKTİFLERİ, KİTLER, ÇÖZELTİLER 30
SAĞLIK AMAÇLI MALZEMELER (Ortopedik İmplantlar, protezler, Cerrahi İplikler, Tıbbi Tekstil, Gazlı bez, Pamuk, Bandaj, Tıbbi Plaster v.b.)  

122

 

4.045

TEKERLEKLİ SANDALYELER, Motorlu ve Motorsuz Özürlü Araçları, Sedyeler 9
OPTİK GÖZLÜK CAMI 13 451
TOPLAM 540 17.512

 

Kaynak : TOBB Sanayi Veritabanı

Tıbbi Cihaz Üreticileri, üretim miktarı ve çalışan sayısına bakılmaksızın Kapasite Raporu bulunan firmaların tamamını göstermektedir. Veriler dinamik olup Tablo – 3 , 14.02.2008 tarihli verilere dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tıbbi Cihazların ithalatı, satışı ve dağıtımı konusunda faaliyet gösteren firma sayısı ile ilgili sağlıklı bir veri bulunmamaktadır.

 

Ülkemizde yerli üretimi arttırtmak gerekli midir?   Gerekli ise  ihtiyaç duyulan unsurlar nelerdir?

 

Ülkemiz tıbbi cihaz, alet ve sarf malzemesinde büyük oranda dışa bağımlıdır. Tıbbi cihazların neredeyse tamamı, alet ve sarf malzemelerinin büyük kısmı ithal edilmektedir. Bu aletleri üreten yerli firmalarımız vardır. Ancak bunların birçoğu yabancı büyük firmalarla rekabet eder durumda değildir. Tıbbi alet ve malzemelere yönelik küçük ölçekli de olsa yerli üretim bulunmakta ancak yerli ürünlere güvensizlik ve genel ekonomik politikalardan ötürü KOBİ niteliğindeki yerli üretim bir türlü belirleyici olamamaktadır. Türkiye tıbbi cihaz alet ve sarf malzemelerinde büyük çapta ithalat yaparak, dışa bağımlı bir yapı sergilemektedir.

 

Tıbbi cihazlar yarattığı katma değer açısından çok önemlidir. Aşağıda çeşitli sektörlerden ürünlerin üretim değerlerinin yaratılan katma değere oranlarını görebiliriz.

 

 

Şekil 3. Yaratılan katma değerin üretim değerine oranı  Kaynak: Eurostat (2004a)

 

 

Tıbbi cihaz sektörü yenilikçi ürünler açısından da önemli bir sektördür. Bu nedenle de ilaç sektörü ile birlikte sürekli bir önceki yıla oranla en çok büyüme gösteren sektörlerdendir.

 

Sektörde en büyük alıcı kamu kurumlarıdır.(%75) Bu nedenle Tıbbi Cihaz Sektörünün tamamı kayıt altındadır.

 

 

  1. Sektörün SWOT Analizi

Tıbbi cihaz, alet ve malzeme alanında Türkiye’nin güçlü ve zayıf yanları, tehdit ve fırsatlar

 

Güçlü yanlar

 

  1. Ülkemiz bilişim teknolojisine yatkın ve bunu kullanmaya hevesli genç, kalabalık ve dinamik bir nüfusa sahiptir.
  2. Ülkemizde haberleşme altyapısı yeni ve çağdaş düzeydedir.
  3. Eğitim kalitesi yüksek üniversitelerimiz bulunmaktadır.
  4. Küçük ölçekli de olsa tıbbi cihaz, alet ve malzemeler üreten firmalar mevcuttur.
  5. Özellikle kaliteli ve vasıflı işgücü vardır ve ücretleri nispeten düşüktür.

 

Zayıf yanlar

 

  1. Tıbbi cihaz ve aletler genellikle yurt dışından satın alma yoluyla elde edilmektedir.
  2. Mevcut tıbbi cihaz ve aletlerin bakım, onarım ve kalibrasyonunun yapılmasıyla ilgili biyomedikal mühendislik hizmetleri yetersizdir.
  3. Yerli tıbbi cihaz, alet ve sarf malzemesi üretimi (%15 civarında) yetersizdir.
  4. Üretimin belirli alanlarda ve sınırlı oranlarda yapılması; bununla birlikte yarı mamul veya hammadde açısından dışarıya olan yüksek bağımlılık
  5. Mevcut tıbbi cihaz ve aletlerin etkin bir şekilde kullanılamamakta; planlama ve koordinasyon eksikliği nedeniyle gereksiz veya uygun olmayan cihazların edinilmektedir.
  6. Tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinin üretimleri, satışı, belgelendirilmeleri ve ithalatları üzerinde yeterli ve uygun denetim yoktur.
  7. Üniversite-sanayi ilişkilerinin zayıflığı dolayısıyla sektöre ilişkin Ar-Ge çalışmaları yetersizdir.
  8. Kullanıcı personelin istihdam ve özlük hakları yeterli değildir.

 

Tehditler

 

  1. Avrupa Birliği üyesi olma durumunda bağımsız teknolojik gelişmelerin sınırlandırılabilmesi olasılığı vardır.
  2. Kullanıcı personelin istihdam ve özlük hakları yetersizdir.
  3. Kullanıcılar yerli üreticiye ve yerli mallara güvenmemektedir.
  4. Uygun iş ve ücretlendirme olanakları azdır ve belli konularda yetkin, gelişmiş elemanlar yurt dışına gitme olanaklarını araştırmakta veya başka bir alanda çalışmak zorunda kalmaktadırlar.

 

Fırsatlar

 

  1. Avrupa Birliğinin 6. ve 7. Çerçeve programına Türkiye’nin de katılmış olması ve bu şekilde araştırma/geliştirme için Avrupa ülkelerindeki şirket ve üniversitelerle ortak çalışma ve parasal kaynak bulma olanağı doğmuştur.
  2. Halen yurt dışında çalışan konularında uzman olan vatandaşlarımızın dolaylı veya doğrudan sektöre katkıları sağlanabilir.
  3. Genç, dinamik ve kalabalık bir nüfus bunun beraberinde getirdiği yerel ve doğal hacimli potansiyel pazar varlığı sürmektedir.
  4. Yeni teknolojilerin tasarlanması açısından tıbbi cihaz ve aletlerle ilgili olarak yetişmiş insan gücü vardır.
  5. Az da olsa tıbbi cihaz, alet ve malzeme üreten firmalar varlıklarını sürdürebilmektedir ve bilgi birikimine sahiptir.
  6. Biyomühendislik, biyouyumluluk, doku mühendisliği v.b. alanların yabancı ülkeler için de halen gelişime açıktır.
  7. Savunma sanayisine yapılan yatırımlar ve beraberinde gelen yüksek teknolojik üretim yapan firmalardan yararlanabilme olasılığı bulunmaktadır.

 

  1. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ile Bölgesel Teşvik ve Yardımlar

Tıbbi Cihaz Sektöründeki üreticiler varlıklarını sürdürebilmek için bir yandan ABD, Avrupa ve son yıllarda Uzakdoğudaki büyük üreticilere karşı yaşam savaşı vermekte bir yandan da ülkemizde son yıllarda sürekli değişen yasal zorunluluklara uyum sağlamaya çalışmaktadırlar.

 

Bu sorunlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.

 

  1. Sağlık sektöründe KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmiş, tüm hammadde ve yarı mamul girdileri yüzde 18 olan imalatçılar bu farkı yıl sonuna kadar finanse etmek zorunda kalmışlardır.

 

  1. Avrupa Birliğine uyum sürecinde uygulamaya konulan CE belgelendirmesi için yerli Onaylanmış Kuruluşun atanamayışı nedeniyle ve belge almak için yurtdışı kuruluşlara ödenen yüksek ücretler özellikle küçük işletmeleri zorlamaktadır.

 

  1. Üretim yeri izni için yaşanılan sorunlar yeni müteşebbisleri caydırmaktadır.

 

  1. Standartlara uygun yerli üretime karşı, standartlara uygun olmayan kalitesiz ithal ürüne (özellikle Uzakdoğu malları) izin verilerek haksız rekabet yaratılmaktadır.

 

  1. Yurt içinde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması gereken Piyasa Gözetimi etkin bir şekilde yapılamadığı için yerli imalatçılardan da standartlara uygun imalat yapmayanlara yaptırım uygulanmamaktadır. Bu durumda haksız rekabet yaratmaktadır.

 

  1. Ülkemizde yerli imalatçıların sektör, ürün çeşidi, kapasite detayları belirlenemediğinden ülkemiz açısından muhtemel fırsatlar yada oluşturulacak teşvikler gündeme getirilememektedir.

 

  1. İstatistiğe dayalı veri olmadığından ulusal bazda üretim planlaması yapılamaktadır.

 

  1. Devlet teşvikleri kullanılamamaktadır çünkü sektörün ihtiyacı olan üst düzeyde yetişmiş insan gücü, Ar-Ge ve Üniversite desteği bölgesel teşvik yerine sektörel teşviği gerektirmektedir.

 

  1. Yan sanayinin olmayışı üreticiyi her bileşeni kendisinin yapmasına zorlamakta buda büyümeyi engellemektedir.

 

  1. Yabancı firmaların teknolojisi yüksek yeni üretim yatırımı yapmak yerine, mevcut firmaları satın alarak pazara girmeyi tercih etmeleri, yerli üretimde kapasitenin artmasına izin vermiyor.

 

 

 

  1. Sektörde Yeni Yönelimler

Önümüzdeki 20 yıllık periyot içinde Tıbbi Cihazlar sektöründe bilgi ve iletişim teknolojisi, genetik ve moleküler biyoloji, biyoteknoloji, nanoteknoloji, malzeme teknolojisi ve kompozit malzemeler alanlarında yaşanacak gelişmelerle birlikte ürün çeşitliliği ve teknolojik ilerlemeler yaşanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle aşağıda belirtilen teknolojik faaliyet konuları irdelenmiştir.

 

Teknolojik faaliyet konuları (öncelikler ve gerekçeler)

 

  1. Bilgi, iletişim ve elektronik teknolojileri:

 

Gerekçe: Diğer tüm teknolojik faaliyet konularının destekleyici alt yapısını oluşturmaktadır.

 

  1. Malzeme ve hammadde teknolojileri:

 

Gerekçe: Doğal kaynaklarımızın zengin olması nedeniyle diğer teknolojik faaliyet alanları için gerekli nitelikli malzemeler ve hammaddelerin ülkemizde üretilebilecektir.

 

  1. Mikroelektronik, yarı iletken ve sensör teknolojileri:

 

Gerekçe: Diğer teknoloji alanlarındaki cihazların kontrol ve kumandasını sağlamakta, veri toplamakta, değerlendirmekte ve karar vermektedir.

 

  1. Biyoteknoloji:

 

Gerekçe: Önümüzdeki 20 yıl içerisinde çok önem kazanacak bir konu niteliğindedir ve biyoteknolojik cihaz ve ürünler yukarıdaki teknolojilerle tasarlanıp üretilebilecek hale gelecektir.

 

  1. Nanoteknoloji:

 

Gerekçe: Biyoteknolojinin uygulamasında önemli bir yer tutacak ve gelecekte önem kazanacaktır.

 

Teknoloji alanları (öncelikler ve gerekçeler)

 

  1. Tıbbi kullanıma uygun hammadde üretim teknolojisi (plastikler, polimerler),
  2. Plastik enjeksiyon için metal işleme, kalıp ve döküm teknolojisi,
  3. Plastik enjeksiyon, şişirme, baskı ve hortum çekme makineleri teknolojisi,
  4. Yapıştırma (hızlı kuruyan plastik-plastik yapıştırıcılar, solventler, UV ışık ile kuruyan yapıştırıcılar) ve birleştirme (ultrasonik, yüksek frekans) teknolojisi,
  5. Metal ve plastikler için kesme ve delik açma teknolojisi,
  6. Pürüzsüz yüzeyli döküm (minimum travma için) teknolojisi,
  7. Yüzey kaplama (elektroliz) ve işleme teknolojisi,
  8. Plastik ve elastik malzeme kaplama teknolojisi,
  9. İğne yapım teknolojisi,

 

 

Gerekçe: Önümüzdeki 20 yıl boyunca da kullanımı devam edecek olan temel ameliyathane ve yoğun bakım sarf malzemeleri, polimer kimyasındaki çoğunlukla plastik malzemeler kullanılarak üretilmektedir. İnfüzyon pompası setleri, enteral beslenme setleri, i.v. setler,  iğneler,  endovasküler greftler, kateterler, ekstrakorporeal ‘tubing’ setler, hemodiyaliz setleri, aferezis setleri, ameliyathane ve yoğun bakımda kullanılan çeşitli plastik hortum ve komponentlerden meydana gelen setler ve benzeri sarf malzemelerinin önümüzdeki yıllarda tamamen yerli hammadde ve yan sanayi ürünlerinin kullanılarak üretilecektir. Bu durum hem ekonomik açıdan, hem de ülkemizin bölgesel konumu nedeniyle komşu ülkelerin de gereksinimini karşılayabileceğinden, yukarıdaki teknoloji alanlarının öncelikli olarak ele alınması gerekmektedir. Bu tür sarf malzemelerinin hemen tümünün ülkemizde tasarlanması ve üretilmesi olanaklıdır. Sarf malzemeleri üretimi, yurt dışına bağımlılığı ortadan kaldıracaktır.

 

  1. Akışkan mekaniği pompa ve kontrol elemanları teknolojisi
  2. Dişli sistemleri teknolojisi,
  3. Motor teknolojisi: stepper, DC, senkron,
  4. Hidrolik, pnömatik valf ve elemanlar teknolojisi,
  5. Sensör/detektör teknolojisi: Sıcaklık, basınç, akış, volüm, oksijen, karbondioksit, karbonmonoksit, fotoelektronik sensörler (LED, fotodiyot, lazer diyodu, radyasyon),
  6. Çok katlı baskılı devre tasarım ve üretim teknolojisi,
  7. SMD (yüzey montajlı eleman) montaj teknolojisi,
  8. Yüksek yoğunluklu mikro elektronik ve hibrid devreler tasarım ve montaj teknolojisi,
  9. Ultrasonik pozisyon, boşluk, ortam farklılık detektörleri,
  10. Küçük hacimli, hafif ve yüksek kapasiteli pil teknolojisi,
  11. Diyalizör üretim teknolojisi (polimerler, kılcal boru yapımı),
  12. Kimyasal madde üretim teknolojisi (diyaliz makineleri için diyalizat),

 

Gerekçe:  Bu teknoloji alanlarının önümüzdeki 20 yıl boyunca da kullanımı gelişerek devam edecek olan temel ameliyathane ve yoğun bakım cihazlarından enteral beslenme pompaları, perfüzörler, infüzyon pompaları, kalp-akciğer pompaları, hasta üstü infüzyon pompaları, aspiratörler ve respiratörler gibi tasarımı ve üretimi zor olmayan cihazların ülkemizde tamamen yerli olarak üretilebilmeleri için gereklidir. Ayrıca hemodiyaliz cihazları, hemaferez  cihazları, kontrast madde enjektör pompaları (BT, anjiyo için), anestezi cihazları, hasta başı monitörler ve EKG cihazları gibi kullanımı artarak devam edecek olan tıbbi cihazların üretilebilmeleri için de bu teknoloji alanlarında ilerlemeye gerek vardır.

 

  1. CCD, mikrokamera ve display teknolojisi,
  2. Fiberoptik kablo ve lazer diyot sürme-alma teknolojisi,
  3. Çelik örgü, tel ve ince boru çekme teknolojisi,
  4. Optik ve mercek teknolojisi (rod lens),

 

Gerekçe:  Bu teknoloji alanlarının önümüzdeki yıllarda özellikle koruyucu hekimliğin ve erken tanının önem kazanacağı fikrinden yola çıkarak pulse oksimetre cihazları ve probları, olay kaydedici (event recorder) cihazlar, nokturnal enürezis alarm cihazları, hasta yanı apne monitörleri, holter cihazları, rijit teleskoplar (artroskoplar, rezektoskoplar, sistoskoplar, rinolaringoskoplar, kolonoskoplar, bronkoskoplar), fleksibl endoskoplar (sigmoidoskoplar, bronkofibreroskoplar, gastroskoplar)   gibi minimal invaziv tanı ve tedavi cihazlarının tasarım ve üretimi için gerekli olacağı ve önem kazanacağı düşünülmektedir.

 

  1. Moleküler Biyoloji ve genetik
  2. Robotik
  3. Uzaktan programlama donanımı üretimi
  4. Bilgisayar ara yüzü ve uygulama yazılımı üretimi
  5. Biyoelektronik ve mikroişlemci teknolojisi

 

 

Gerekçe:  İnsan ve diğer canlı genomlarının hızla aydınlatılması ve moleküler biyoloji alanındaki gelişmeler mevcut tanı ve tedavi şekillerini geliştirdiği gibi koruyucu hekimlik alanında yeni uygulamalara olanak sağlamaktadır. DNA, RNA ve protein gibi biyoteknoloji ürünlerinin tanı, tedavi ve koruyucu hekimlik alanlarında kullanımı her geçen gün artmaktadır.

Bu moleküllerin seri izolasyonu için gerekli cihazlar,  DNA, RNA ve protein gibi ürünlerin tanı ve tedavi amaçlı kullanımları için üretilmesinde  kullanılacak cihazlar,  DNA, RNA ve protein gibi ürünlerin tedavi amaçlı kullanımları için gereken organ  veya dokulara nakli için gerekli tıbbi malzemeler,  tıbbi amaçlı biyopolimerlerin üretilebileceği ve işlenebileceği cihazlar,

Kök hücre, enkapsüle hücre, immünülojik olarak aktive edilmiş hücre gibi biyolojik  tedavi amaçlı hücre üretimi, saklanması, farklılaştırılması ve nakli için gerekli cihazlar,  DNA, RNA ve Protein gibi moleküllerin analizi için mikroçipler gibi malzeme ve cihazlar için gerekli olacaktır. Kök hücre (stem cell) önemli araştırmalara konu olmakta; kök hücreden başka bazı organların üretilebileceği teorisi üzerinde yoğun bir şekilde çalışılmaktadır. Böylece belli tedavisiz olduğu varsayılan hastalıklar tedavi edilebilecek ve palyasyon amaçlı yaklaşımların maddi ve manevi kayıpları azaltılabilecektir.

 

  1. Biyo uyumlu malzeme teknolojisi,
  2. Kompozit ve yeni malzemeler teknolojisi,

 

Gerekçe:  Bu teknoloji alanları İmplant kalp-pilleri, implant akciğer pilleri (diyafram stimülatörleri), implant defibrilatörler, implant perfüzörler, implant kanşekeri/hormon düzenleyiciler, yapay duyu organları göz/kulak/burun, düşünce kontrollü eklem/el/kol/ayak, öğrenen ve kendini uyarlayan ayak/diz/bilek eklemleri,  ses tanımalı kontrol ve kumanda sistemleri, tanısal amaçlı sarf malzemeleri: kimyasal maddeler, reaktifler, monoklonal antikorlar, primerler, kısa yarı ömürlü radyoaktif maddeler gibi malzemelerin üretiminde gereklidir.

 

Öncelikli teknoloji alanlarında Türkiye’nin konumu

 

Belirlenen öncelikli teknoloji alanlarının fazla olması ve üretim alanlarının çoğunda ortak kullanım noktalarının bulunması nedeniyle, teknoloji alanlarında Türkiye’nin konumu bir arada değerlendirilerek sunulmuştur.

 

Güçlü yanlar:

 

  • Tıbbi kullanıma uygun hammadde üretim teknolojisi (plastikler, polimerler) konusu dışında ülkemizdeki mevcut teknolojiler plastik ağırlıklı tıbbi sarf malzemelerini üretebilmek için yeterlidir.
  • Ülkemizde kalıpçılık konusu çok gelişmiştir.
  • Elektronik montaj alanlarında üretim yapan birçok firmamız vardır.
  • Hidrolik, pnömatik devre elemanları ve dişli aksamları yerli firmalarca üretilmektedir.
  • Kapalı toplum yapısı ve akraba evliliğinin yaygınlığı nedeniyle genetik hastalıklara yönelik araştırma ve teşhis çalışmaları için yeterli hasta popülasyonu bulunmaktadır.
  • Hem plastik enjeksiyon hem de şişirme makineler yerli firmalarca üretilmekte ve ihraç edilmektedir.
  • Diyaliz için kimyasal solüsyonlar üretilmektedir.
  • Bir kısım ortopedi protezleri üretilmektedir.
  • Birçok tıbbi cihazın çalışma prensipleri ve üretim teknikleri iyi bilinmektedir.

 

Zayıf yanlar:

 

  • Sensör teknolojisi alanında ülkemizde hiçbir yatırım bulunmamaktadır.
  • Biyoteknoloji alanında eğitimli personel yetersizdir.
  • Display, çelik örgü, tel ve ince boru çekme, biyo uyumlu malzeme ve kompozit malzemeler  teknolojilerinde araştırma çalışmalarına gerekli önem verilmemektedir.
  • Hizmet içi eğitimin dünya standartlarının altında olması nedeniyle hekimler biyoteknolojik tetkiklere ve ürünlere yeterli önemi vermemektedirler.

 

Tehditler:

 

  • Kalıpçılığa uygun kaliteli çelik ithal edilmemektedir.
  • Tıbbi kullanıma uygun plastik hammaddelerin tamamı ithalat yoluyla karşılanmaktadır.

 

Fırsatlar:

 

Petkim yeterli yatırım yapıldığı taktirde tıbbi kullanıma uygun hammaddeleri üretebilecek kapasitededir.

  • Motor üreten firmalar bulunmakta olup, bunlar stepper motor üretebilecek kapasiteye sahiplerdir.
  • Birkaç üniversitede çeşitli sensörler üretilmektedir.
  • Biyoteknolojik yatırımların maliyetleri düşüktür.
  • Biyoteknolojik ürünlerin pazarı gittikçe büyümektedir.

 

SONUÇLAR:

 

  • Tanı ve tedavide yaygın olarak kullanılan tıbbi sarf malzemelerinin yerli üretimi mutlaka öncelik taşımalıdır. Kolay üretilebilecek bu grup malzemelerin tüketimleri çok yüksek miktarlardadır.
  • İleri derecede araştırma-geliştirme yatırımı gerektirmesi, yüksek altyapı maliyetleri, sınırlı pazar olanakları ve sektördeki çok uluslu firmaların tekelci yapıları nedeniyle ileri teknoloji gerektiren sistemlerin üretimi akılcı görünmemektedir.
  • nci yüzyılın temel itici gücü olacak biyoteknoloji (moleküler biyoloji-genetik) alanında ciddi ilerlemeler sağlanacaktır. Bu alanda düşük yatırım maliyetleri ile önemli sonuçlar elde edilebilir. Moleküler biyolojide çalışan nitelikli insan sayısı artış hızı ülkemize avantaj sağlar düzeydedir.
  • Bilgi iletişim ve her türlü yazılım kolaylıkla söz sahibi olabileceğimiz alanlar olarak ön plana çıkmaktadır. Bu alanlar tüm tıbbi cihazlar için temel altyapıyı oluşturmaktadır.

 

NOT: Bu bölümün hazırlanmasında Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesinden Yararlanılmıştır.

 

  1. Sektörün Dış Piyasalardaki Durumu

 

Dış Ticaret Müsteşarlığı 2006 yılı verilerine göre, tıbbi cihaz malzemeleri sektöründe 114 milyon 186 bin 63 dolar tutarında ihracat ve 1 milyar 377 milyon 078 bin 682 dolar tutarında ithalat yapıldığı görülmektedir. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 14 civarındadır. Sadece 90 lı fasıllarda görünen 2006 Yılı  İthalatımız 2 Milyar 472 Milyon ABD Doları, İhracatımız ise 180 Milyon 276 Bin ABD Dolarıdır. (Bu fasılda diğer optik, ölçü ve ayar aletleri de bulunmaktadır.)

 

Sırasıyla Almanya; ABD, İtalya, İngiltere, Fransa ve Çin en çok Tıbbi Cihaz ithalatı yaptığımız ülkeler olup toplam ithalatın büyük bir kısmını oluşturmaktadır. (Yaklaşık %70) Bu sektörde en çok ihracat yaptığımız ülkeler ise başta Almanya, Fransa, İngiltere, ABD, İtalya, Belçika gibi gelişmişi ülkeler olup, Romanya, Azerbaycan, Rusya Federasyonu ile Ortadoğu, Kuzey Afrika ve eski doğu bloğu ülkeleri de son yıllarda önemli ihraç pazarları olarak görünmektedir.

 

  1. Sektörün Yapısal Sorunları ve Çözüm Yolları

 

Bilindiği üzere Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair 4703 sayılı Kanun 11.07.2001 Tarih ve 24459 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 11.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

  • “CE” Uygunluk İşaretinin Ürüne İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik 11.01.2002 tarihinde ;

 

  • Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmelik 11.01.2002 tarihinde;

 

  • Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine dair Yönetmelik 11.01.2002 tarihinde;

 

  • Teknik Mevzuatın ve Standartların Türkiye ile AB Arasında Bildirimine Dair Yönetmelik ise 03.05.2002 tarihinde,

 

yürürlüğe girmiştir.

 

Buna istinaden Sağlık Bakanlığınca da

 

  • Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği 01.01.2004 tarihinde,

 

  • Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği 01.01.2004 tarihinde,

 

  • Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Yönetmeliği ise 14.04.2005 tarihinde

 

yürürlüğe girmiştir.

 

Bahse konu bu yürürlük tarihlerinde bugüne kadar Sağlık Bakanlığınca bu konuda yapılan faaliyetleri ve sektörümüze etkilerini değerlendirdiğimizde;

 

Yayınlanarak yürürlüğe giren yeni Mevzuatın üretici ve tedarikçi firmalar, kullanıcılar ve hastalar açısından getirdiği yeni uygulamalar, sağlaması beklenen faydalar ile taraflara düşen görevler yaygın ve etkili bir şekilde duyurulamamış ve anlatılamamıştır.

 

Tıbbi Cihaz Mevzuatının uygulanmasında esas unsurlardan birisi de Onaylanmış Kuruluşlardır. Mevzuatın yayım tarihinden yaklaşık 5 yıl geçmesine rağmen tıbbi cihazlar konusunda ülkemizde yerleşik bir onaylanmış kuruluş atanamamıştır.

 

Bu durum da piyasa gözetim sürecine olumuz bir etki yapmaktadır. Ülkemizde yerleşik olmasa bile onaylanmış kuruluşların onayladıkları ürünlerle ilgili olarak bir olumsuzluk yaşandığında sivil toplum örgütlerinin bu sürece dahil edilmesi için bir prosedür oluşturulmalı ve bu konu üretici ve tedarikçilerle paylaşılmalıdır.

 

CE markası taşıyan Tıbbi Cihazların ülkeye doğrudan girişinin sağlanması dolayısı ile içerdeki kontrol ve denetimler çok önem kazanmıştır ancak; Sağlık Bakanlığınca yapılacak Piyasa Gözetimi ve Denetiminin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 25.06.2007 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 25. maddesinde Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Komisyonuna Özel Sektörden Temsilci olmaması düşündürücüdür.

 

Halbuki Dış Ticaret Müsteşarlığınca yayımlanan Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmeliğin 12. maddesinde adı geçen Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kuruluna özel sektör temsilcileri çağrılabilir denilmektedir.

 

Piyasa Gözetimi ve Denetiminin Uygulamasında özel sektör ile yapılacak koordinasyon piyasaya olumlu yansıyacaktır. Ayrıca kamunun da Denetim alt yapısını çok iyi ve çabuk oluşturması gerekmektedir.

 

Kamu denetim elemanları mesleki profesyonellik ve denetim eğitimleri açısından yeterli olmalı, özel konularda mevzuatı bilen uzman danışmanlarla da desteklenmelidir. Aynı tip hatalara aynı cezai müeyyide uygulanması yapılmasına dikkat edilmeli. Hatta kanun, Çerçeve Yönetmelik ve Bakanlığın Yönetmeliği birlikte düşünülüp bir uygulama cetveli düzenlenmelidir.

 

 

  1. Sektörün AB Uyum Sürecinde Geldiği Nokta, Karşılaştıkları Uyum Sorunları

 

Sektörde yer alan ürünlerin tamamına yakın bir bölümü AB direktifleri ve ulusal mevzuatın zorunlu kıldığı CE işareti uygulamasına uyum sağlamıştır. Sadece reçete ile üretilen Kişiye Özel (Custom made) tıbbi cihazlar ile ilgili olarak uyum sürecinde sorun yaşanmaktadır. Ancak kamu tarafından yerine getirilmesi gereken piyasa gözetimi, etkin bir şekilde işlememektedir.

 

Ülkemizde yerleşik Onaylanmış Kuruluş olmaması üreticinin sertifikasyon için yurtdışı firmalardan hizmet alma zorunluluğunu doğurmaktadır. Bu durum zaman, döviz ve hizmet kaybına yol açmaktadır.

 

  1. Sektörel Yapılanma

 

Tıbbi Cihaz Sektöründe yer alan firmalar, TİSK’e bağlı Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS), yerel dernekler ve bu derneklerin oluşturduğu bir konfederasyon (Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu-TÜMDEF), Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) yapısı altında örgütlenmişlerdir.

 

Tıbbi Cihaz Sektörü TOBB bünyesinde Türkiye Medikal Sektör Meclisi ile temsil edilmekte ve faaliyetlerini sürdürmektedir.

 

Tıbbi Cihaz Sektörü birkaç yıl öncesine kadar sürekli ilişkide olduğu diğer sektörler içerisinde değerlendirilmiş ve sektöre ilişkin veriler sağlıklı bir şekilde toplanamamıştır. Sektörel envanterin bulunmayışı ileriye yönelik yatırım, üretim, eğitim ve istihdam planlamasını da güçleştirmektedir.

 

2006 Yılı içerisinde sektöre yönelik Meslek Kanunu taslağı hazırlanmış ancak yasalaşma imkanı bulamamıştır. Öncelikle Meslek Kanununun yasalaşması ve meslek tanımının yapılması gerekmektedir.

 

  1. Sektörün Rekabet Gücünün Artırılması ve Verimlilik

Sektörün sorunlarının çözülmesi ve gelişmesi için;

 

Sektör ürünlerinin başlıca alıcısı konumunda bulunan kamuya ait teşhis ve tedavi merkezlerinin ihtiyaç ve satın alma bölümlerinde, konularında uzman makina, elektrik ve biyomedikal mühendislerinin istihdamına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır.

 

Sektörde bilinç oluşturulmasına yönelik eğitim çalışması yapılmalıdır.

Sektörle ilgili piyasa gözetimi ve denetimi konusunda yapılmakta olan denetimlerin ulusal ölçeğe yayılarak, teknik mevzuata aykırı ürünlerin satışa arzının engellenmesine çalışılmalıdır.

Nihai tüketici olan insanlarımızın teknik mevzuata aykırı ürünler konusunda bilinçlendirilerek, şikayet başvuru yöntemleri ve aşamaları kolaylaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

 

Dünyada teknik bilgilerin yüzde 80’i patent dokümanlarında yer almaktadır. Bu konuda ülkemizde son zamanlarda gelişme olmasına karşın mevcut bilgiler dünyadaki oranlara göre çok düşük düzeydedir. Patent ve sınai mülkiyet konusunda KOBİ’lerin ve bu alanda çalışan personelin eğitimi geliştirilerek sürdürülmelidir.

 

Sektöre yönelik yapılmakta olan bilimsel çalışmaların hayata geçirilebilmesi konusunda, bilim insanları ile üreticilerin bir araya gelebilmesi için yetkili kuruluşlar çalışma yapmalıdır.

Yerli üreticilerin yabancı üreticilerle rekabet edebilir hale gelmesi, ihracatın ithalata bağımlı kalınmaksızın artırılması, yerli üretim artışı sayesinde sağlık hizmeti maliyetlerinin azaltılması sağlanmalı ve nihayet kamunun yeniden sosyal devlet uygulamalarına yönelmesi gerekmektedir.

Bu sorunların aşılması için güçlü kamu destek ve teşviklerinin verilmesi; Ar-Ge yoluyla gelişmekte olan sektör alt yapısının oluşturulması; odalar-meslek kuruluşları-üniversite-sanayi işbirliğinin kurularak geliştirilmesi; gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve nihayet ulusal tıp teknolojisi sanayisinin oluşum ve gelişmesine çalışılmalıdır.

Bölgesel/Sektörel teşvikler sağlanarak, ihtisas organize sanayi bölgeleri ve teknokentlerde sektörün yapılanmasının sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması ve sektörün dünya ile rekabet edebilir hale getirilmesi gerekmektedir.

 

Sektörde ihtiyaç duyulan her düzeyde yetişmiş nitelikli eleman ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar başlatılmalıdır.

Sektörün temel sorunu, ülkemizin sektöre ilişkin özel politikalarının olmayışıdır. Bu eksikten hareketle, sektörle ilgili tüm kesimlerin (kamu, sanayi, üniversite, meslek odaları vb.) katılımıyla ulusal plan, politika ve stratejilerin oluşturulması gerekmektedir.

 

Tıbbi malzeme üretiminde rekabet şartlarının oluşturulabilmesi, yerli üreticilerin yabancı üreticilerle rekabet edebilir hale gelmesi, ihracatın arttırılması, yerli üretim artışı sayesinde sağlık hizmeti maliyetlerinin azaltılması,

 

Bilgi ve iletişim altyapısının ülke çapında hızlı ve yeterli düzeyde  hizmet verebilecek kapasiteye  getirilmesi,

 

Sağlık sektöründe planlama, bilgi akışı, veri girişi tamamlanması, bu bilginin yönetiminin sağlanması, tıbbi cihaz gereksiniminin uzun vadeli planlanması; neye, ne zaman, nerede gereksinim olduğunun  bilinmesi,

 

Biyoteknoloji konusunda (moleküler biyoloji ve genetik alanları) ar-ge ve uygulama merkezlerinin var olması, bu alanlara ilişkin yeni cihaz ve malzemelerin tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesi gerekmektedir.

 KAYNAKÇA :

 

  • Nüfus, İş, Sağlık, Gelir İstatistikleri

            Türkiye İstatistik Kurumu – TÜİK

 

  • Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesi

            Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu – TÜBİTAK

 

  • World health report – 2004 WHO

 

  • OECD health data – 2007 OECD

 

  • Sanayi veri tabanı TOBB

 

  • Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı – 2005 C. Sağlık Bakanlığı

 

  • Medical devices competitıveness and impact on public health expenditure – July 2005

Directorate Enterprise of the European Commission

 

  • Eu Market Survey 2004, Medıcal Devıces And Medıcal Dısposables

Directorate Enterprise of the European Commission

 

  • Medical Technology Brief EUCOMED